<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarih</title>
	<atom:link href="http://www.tarih.web.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tarih.web.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Dec 2011 02:43:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Abdülezel Paşa</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/abdulezel-pasa.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/abdulezel-pasa.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 08:43:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tarih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[abdülezel paşa]]></category>
		<category><![CDATA[abdülezel paşa hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[abdülezel paşa hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[abdülezel paşa kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[ABDÜLEZEL PAŞA Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen kıymetli bir paşa. İkinci Abdülhamîd Han’ın kahraman ve şehîd kumandanlarındandır. 1827 (H. 1243) senesinde Konya’nın Hadim kazasında doğdu: 1897 (H. 1315) senesinde yapılan Osmanlı-Yunan harbinde şehîd düştü. Abdülezel Paşa on altı yaşında iken er olarak orduya girip asker oldu. On iki sene kadar Arabistan’da kalıp, Osmanlı ordusunda sadâkatla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h3 style="text-align: justify;">ABDÜLEZEL PAŞA</h3>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yetişen kıymetli bir paşa. İkinci Abdülhamîd Han’ın kahraman ve şehîd kumandanlarındandır. 1827 (H. 1243) senesinde Konya’nın Hadim kazasında doğdu: 1897 (H. 1315) senesinde yapılan Osmanlı-Yunan harbinde şehîd düştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülezel Paşa on altı yaşında iken er olarak orduya girip asker oldu. On iki sene kadar Arabistan’da kalıp, Osmanlı ordusunda sadâkatla hizmet etti. Bu sâdık ve gayretli hizmetleri neticesinde çok sevilip subaylık rütbesi verildi. 1853’de Hüsrev Paşa’nın yâveri olarak Kırım muhârebesine katıldı. 1857’de Karadağ, 1868’de Girid isyânlarını bastırmak için vazîfe aldı. Gösterdiği başarılar üzerine her vazifesinin akabinde bir rütbe, çeşitli nişanlar ve madalyalar verildi. 1872 senesinde binbaşı rütbesi ile Giresun taburuna tâyin edildi. Bu taburla birlikte Sırbistan muhârebesine katıldı. Bu seferde, Aleksin mevkiindeki savaşta büyük kahramanlık gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Plevne muhârebesine de katıldı. Bu sırada Mirliva yâni albay idi. Târihimizin altın sayfalarından olan Plevne müdâfaasında Gâzi Osman Paşa’nın mert ve kahraman silâh arkadaşlarından biri de Abdülezel Paşa idi. Bu savaşta da fevkalâde kahramanlık gösterdi. İstanbul’a dönünce, İkinci Abdülhamîd Han, Abdülezel Paşa’nın göğsüne kendi eliyle müstesna bir kahramanlık nişanı olan Plevne madalyasını taktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülezel Paşa bundan sonra, jandarma teşkîlâtına tâyin edilerek Hicaz’a gönderildi. Bir müddet sonra tekrar İstanbul’a geldi ve paşalığa yükseldi.<span id="more-227"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Anadolu terbiyesi ile büyüyen ve erlikten paşalığa yükselen bu köylü çocuğu, dînin emirlerine bağlı sâlih bir müslüman idi. Kur’ân-ı kerîmi ezberlemişti. Sesi güzel olup, serî okurdu. Yakın dostları onun devamlı hatim okuduğunu ve buna aralıksız elli sene devam ettiğini söylemişlerdir. Memleketi Hâdim’i ziyarete geldiğinde, dostlarından birine; “Cenâb-ı Hak, hafızlık nîmeti ve paşalık gibi iki rütbe bahşetti. Şimdi bir üçüncüsünü istiyorum, o da şehîdlik rütbesidir!” diyerek şehîd olma arzusunu dile getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülezel Paşa, 1897 senesinde vuku bulan Osmanlı-Yunan harbinde Alasonya ordusunun İkinci tugay kumandanı idi. Yirmi altıncı ve son defa savaşa katılıyordu. Savaş başlar başlamaz, Yunan kuvvetleri Osmanlı hududlarına hücum etti. Ordusuyla Alasonya’da bulunan ve hücuma geçmek üzere hazır bekleyen Abdülezel Paşa, hücum emrini alır almaz, birliği ile Pınarhisar’a yürüdü. Hududa ulaşınca, bir avuç Osmanlı askerinin, hudut kulelerine hücum eden Yunan kuvvetlerine karşı kahramanca dövüştüğünü gördü. Üzerlerine yağmur gibi mermi ve top gülleleri yağdığı hâlde kahraman Osmanlı askerleri bu dehşetli hâle aldırmadan müdâfâ ediyorlar ve şehîdlik mertebesine, sevinerek koşuyorlardı. Abdülezel Paşa, bu hâli görünce hemen harekete geçti. Ancak düşmanın açtığı şiddetli top ateşinden bir türlü kulelere yanaşılmıyordu&#8230; Hiddetinden yerinde duramayan Paşa; “Aman yâ Rabbî! Cayır cayır yandıklarını ve şehîd düştüklerini görüyoruz da yardım için birtürlü yanaşmaya fırsat bulamıyoruz. Vatan evlâtları kulelerde mahvolacak. Ah bir akşam olsa, ortalık kararsa!” diye çırpınıyor ve çok üzülüyordu. Nihayet beklediği zaman geldi ve ortalık karardı. Hemen bir tabur asker alıp kulelerdeki askerleri kurtardı. Bundan sonra sabaha kadar tugayını mevzilere yerleştirip, savaşa hazır hâle soktu. Sabahın erken saatlerinde Yunan mevzilerini topçu ateşi altına aldı. Bir müddet sonra birliğine hücum emri verdi. Artık silâhlar konuşuyordu. Abdülezel Paşa, emrindeki tugayı ile düşmana yaklaştıkça, düşman adım adım geri çekiliyor ve bâzan da aniden saldırıyordu. Abdülezel Paşa’nın birliği, saldırılara kahramanca karşı koyuyor ve düşmanı püskürtüyordu. Abdülezel Paşa askerleri ile devamlı ön cephede çarpıştığından, yanındaki kumandanlar; “Paşa hazretleri, biraz geri çekilseniz! Düşman mermileri etrafınızda uçuşuyor!” dediler. Bunun üzerine Abdülezel Paşa şöyle dedi: “Ey oğul! Eceli gelmeden insan ölmez. Ben elli senedir böyle savaştım! Hamdolsun hiç bir şey olmadı. Hep şehîd olmayı aradım fakat kavuşamadım! Keşke şimdi kavuşabilsem. Ölmek korkusu ile yerimi terkedip geri çekilemem!&#8230;” Abdülezel Paşa, mermi sesleri arasında gür sesiyle emrindeki birliği teşvîk etmek için bir hitabede bulundu. Abdülezel Paşa, emrindeki birliğe yaptığı bu konuşma ile askeri şevke getirdi ve birden bire atına atlayıp mahmuzlayarak hücum etti. Emrindeki birlik de aynı arzu ile kendisini tâkib etti. Artık, Yunan askeri kaçıyor, kahraman Türk askerleri, Allah Allah nidalarıyla düşmanı kovalıyorlardı. Abdülezel Paşa yetmiş yaşında olmasına rağmen delikanlı çevikliğiyle at sürüyor, silâhını doğrultup kurşun atıyordu. Sonunda alnına bir düşman kurşunu isabet etti. Kanlar içinde yıkılmadan atının yelesine yapışarak bir müddet daha gitti. Mertebelerin en yücesi olan şehîdliğe kavuşmuştu. Durumu anlıyan Gemlik tabur komutanı onu atından indirdi. Sanki güler gibiydi, önce Pürnartepe’ye defnedildi. Sonra Alasonya’ya naklolundu. Kahramanlıkları dilden dile anlatılan bu şehîd kumandanın kabri üzerine, Sultan Abdülhamîd Han bir türbe yaptırdı (Bkz. Yunan Harpleri).</p>
<h4 style="text-align: justify;">BİR ŞEHÎDÎN SON SÖZLERİ!..</h4>
<p style="text-align: justify;"><em>Abdülezel Paşa, şehîd olduğu son savaşında askerlerine şöyle hitâb etmiştir. “Askerlerim! Yiğitlerim! Kahraman evlâtlarım? Dînimize, namusumuza ve vatanımıza göz diken düşmana haddini bildirmenin tam zamanıdır! Bilirsiniz ki hâinler korkak olur. Biz düşman üzerine yürürsek onlar kaçarlar. Hep beraber Allah, Allah! diyerek hücum edelim!&#8230;”</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sonra da Papalivata, Tırpan ve Misfaki tepelerini göstererek şöyle dedi: “Aslanlarım! Şu gördüğünüz tepenin zaptı bizim için çok mühim ve pek şanlı bir muzafferiyet kazandıracaktır. Siz ki Milona geçidi gibi en zor geçidi aşıp, en çetin yerlere hücum ederek Osmanlı’nın kahramanlığını bütün cihâna gösterdiniz. Siz kahramanların evlâtlarısınız. Allahü teâlânın yardımı ile, şu tepenin Üzerinde vuku bulacak kahramanca bir hücumla zâten gözü yılmış olan düşmanı tamamen perişan edeceğinizi, sancağımızı oraya dikerek Osmanlının şânını yücelteceğinizi ümîd ediyorum. Eğer bu tepeyi zaptederseniz önümüzde çiçeklerle süslenmiş geniş bir zafer sahrası açılacak. Bütün İslâm âlemi ve Osmanlılar, sizin bu kahraman muzafferiyetinizden dolayı ilân-ı şükran ve iftihar edeceklerdir. Analarınız sizi bugün için doğurdu, bugün için büyüttü!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yeryüzünde bulunan bütün müslümanların kıymetli halîfesi şevketli pâdişâhımız Abdülhamîd Han hazretleri sizi bugün için yetiştirdi. Vatan bugün sizden fedâkârlık bekliyor! Hülâsa bugün şan ve namus, devlet ve millet sizin süngülerinizle ayakta duracaktır&#8230; </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Eğer arslanlar gibi bir hücumla şu tepeyi zaptedecek olursanız, namusu korumuş ve vatanı yüceltmiş olursunuz. Devletimizin gelecekteki zaferlerine de öncülük etmiş olacaksınız. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Asker evlâtlarım! Size son bir vasiyetim vardır ki, bu vasiyetimin yerine getirilmesini rica ederim! Eğer ben şu tepeyi zaptettiğinizi ve oraya hâkim olduğunuzu görmeden şehâdet şerbetini içersem, benim cesedimi şehîd olduğum yere defnetmeyin. Bu tepeyi mutlaka ele geçirin ve benim için o tepe üzerinde bir kabir kazarak oraya defnedin! Şayet bu tepeyi ele geçiremeyecekseniz, bırakın cesedim bu topraklar üzerinde kurtlara kuşlara yem olsun!</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Evlâtlarım! Sizin dağları aşan hücumunuza böyle tepeler elbette dayanamaz. Bu bakımdan mutlaka bu tepeyi zaptetmenizi istiyorum!.. </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tevfîk-i ilâhî rehberimiz, imdâd-ı peygamberi yaverimiz, teveccühât-ı celîle-i hazret-i hilâfet-penâhî, fark-ı iftihârımız da efserimiz (tacımız) dır. Haydi arslanlar! Arş ileri dâima ileri&#8230;”</em></p>
<p style="text-align: justify;">¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾</p>
<p style="text-align: justify;"> 1) 1897 Osmanlı-Yunan Harbi (G. Kurmay Başkanlığı Yayını, Ankara); sh. 97</p>
<p style="text-align: justify;"> 2) Resimli Târih Mecmuası; sh. 3002</p>
<p style="text-align: justify;"> 3) Şehîd-i Mübeccel Abdülezel Paşa’nın Hayâtı ve Şehâdeti (Mustafa Özkul, İstanbul-1975)</p>
<p style="text-align: justify;"> 4) Hadim ve Hâdimiler Bibliyografyası (Nûman Hâdimoğlu, Ankara-1983); cild-1, sh. 147</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/abdulezel-pasa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Niyazi Ahmet Banoğlu</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-niyazi-ahmet-banoglu.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-niyazi-ahmet-banoglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:12:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu ( 1913) 1913 yılında Batum&#8217;da doğdu, 1924 yılından beri Türkiye&#8217;de. 1929 yılında haftalık Bereket Dergisi’nde gazetecilik mesleğine başladı. Politika ve İnkılap, Halk Dostu, Yedigün, Vakit, Hergün gazeteleriyle, Yedigün dergisinde mesleğini sürdürdü. İncili Çavuş adında bir gazete çıkardı. Tarihi araştırmalarıyla tanınan Banoğlu, 1957&#8242;de Tarih ve Coğrafya Dergisi&#8217;ni yayınladı. 27 tanesi Atatürk konusunda olmak üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Niyazi Ahmet Banoğlu</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 1913) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">1913 yılında Batum&#8217;da doğdu, 1924 yılından beri Türkiye&#8217;de. 1929 yılında haftalık Bereket Dergisi’nde gazetecilik mesleğine başladı. Politika ve İnkılap, Halk Dostu, Yedigün, Vakit, Hergün gazeteleriyle, Yedigün dergisinde mesleğini sürdürdü. İncili Çavuş adında bir gazete çıkardı. Tarihi araştırmalarıyla tanınan Banoğlu, 1957&#8242;de Tarih ve Coğrafya Dergisi&#8217;ni yayınladı. 27 tanesi Atatürk konusunda olmak üzere yüzden çok eser verdi. 1937’de Atatürk kendisini Dolmabahçe Sarayı’nda kabul etti. Atatürk Hatay konusundaki baş makaleleri, Banoğlu’nun Yazıişleri Müdürü olduğu Kurun gazetesinde Asım Us imzasıyla yayınlandı. 6 Ekim 1992’de vefat etti.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-niyazi-ahmet-banoglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Nihat Sami Banarlı</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nihat-sami-banarli.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nihat-sami-banarli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:10:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Sami Banarlı]]></category>
		<category><![CDATA[Nihat Sami Banarlı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihcileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[Nihat Sami Banarlı ( 1907)- (1974) Edebiyat tarihçisi, yazar, şair ve edebiyat öğretmenidir.1907 yılında İstanbul&#8217;da Fatih&#8217;te doğdu.Trabzon mebusu şair Emin Hilmi&#8217;nin torunu, vali şair İlyas Sami&#8217;nin oğludur.Soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Banarlı kasabasından aldı. 1930 yılında Edebiyat Fakültesinden ve Yüksek Öğretmen Okulundan mezun oldu. 1929-1934 yılları arasında Edirne Lisesi ile Kız ve Erkek Öğretmen Okulunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Nihat Sami Banarlı</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 1907)- (1974) </span></span><br />
</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">Edebiyat tarihçisi, yazar, şair ve edebiyat öğretmenidir.1907 yılında İstanbul&#8217;da Fatih&#8217;te doğdu.Trabzon mebusu şair Emin Hilmi&#8217;nin torunu, vali şair İlyas Sami&#8217;nin oğludur.Soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu Banarlı kasabasından aldı. 1930 yılında Edebiyat Fakültesinden ve Yüksek Öğretmen Okulundan mezun oldu.</span></p>
<p><span id="more-220"></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">1929-1934 yılları arasında Edirne Lisesi ile Kız ve Erkek Öğretmen Okulunda edebiyat öğretmenliği yaptı.1947 yılına kadar İstanbul&#8217;da Kabataş, Galatasaray, Boğaziçi, Şişli Terakki ve Işık Liselerinde, 1947-1969 yılları arasında Eğitim Enstitüsü ile Yüksek Öğretmen Okulunda Edebiyat; Yüksek İslâm Enstitüsünde İslâmi Türk Edebiyatı Tarihi öğretmenliklerinde bulundu.1969 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı. Öğretmenlik yaparken bir çok kuruluşlarda ek görev aldı.1948 yılından itibaren Hürriyet gazetesinde Edebi Sohbetler sütununda devamlı yazılar yazdı.1953 yılında kurulan İstanbul Fetih Cemiyetine girdi. Bu kuruluşa bağlı olan İstanbul Enstitüsüne müdür oldu.1958 yılında Yahya Kemal Enstitüsü yayın işlerini yürüttü.Milli Eğitim Bakanlığı 1000 Temel Eser ve Çağdaş Türk Yazarları Komisyonlarına üye ve başkan seçildi.1970 yılında kurulan Kubbealtı Akademisine Edebiyat Kolu Başkanı ve Akademi Dergisi Müdürü oldu.1974 yılında 67 yaşında iken İstanbul&#8217;da vefat etti. Mezarı Rumeli Hisarı Mezarlığı&#8217;ndadır.</span></p>
<p>Eserleri:<br />
Yahya Kemal Yaşarken, Yahya Kemal’in Hatıraları,Türkçe’nin Sırları, Şiir ve Edebiyat Sohbetleri, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Dasitan’i Tevarih’i Müluk’i Ali Osman ve Cemşid ve Hurşid Mesnevisi(Ahmedi), Namık Kemal ve Türk Osmanlı Milliyetçiliği, Büyük Nazireler Mevlid ve Mevlid’de Milli Çizgiler, Edebi Bilgiler, Metinlerle Edebi Bilgiler, Başlangıçtan Tanzimata Kadar Türk Edebiyatı Tarihi, Fatih’in Zafer Sırları.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>1)Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü Behçet Necatigil Varlık Y. İstanbul 1980 sf.70</p>
<p>2)Osmanlı Tarihi Yazarları M.Orhan Bayrak İstanbul 1982 sf.60-61</p>
<p>3)Ş.Güngör&#8217;ün notları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nihat-sami-banarli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Nejat Göyünç</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nejat-goyunc.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nejat-goyunc.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:07:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Göyünç]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Göyünç kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihçi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[Nejat Göyünç ( 04.12.1925) 4 Aralık 1925 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. 1948 yılında Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü&#8217;nü bitirdi. Doktorasını &#8220;İmad es-Seravî&#8217;nin Camiü&#8217;l-hesab (Metin, Almanca tercüme ve yorum)&#8221; adlı çalışmasıyla 1962 yılında Georg-August Universität Göttingen&#8217;de yaptı. İstanbul, Boğaziçi, Hacettepe, İnönü, Selçuk, Balıkesir ve Uludağ üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1986-1987&#8242;de Münih&#8217;te, Bamberg&#8217;te misafir profesör olarak bulundu. Osmanlı Araştırmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Nejat Göyünç</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 04.12.1925) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">4 Aralık 1925 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. 1948 yılında Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü&#8217;nü bitirdi. Doktorasını &#8220;İmad es-Seravî&#8217;nin Camiü&#8217;l-hesab (Metin, Almanca tercüme ve yorum)&#8221; adlı çalışmasıyla 1962 yılında Georg-August Universität Göttingen&#8217;de yaptı. İstanbul, Boğaziçi, Hacettepe, İnönü, Selçuk, Balıkesir ve Uludağ üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalıştı. 1986-1987&#8242;de Münih&#8217;te, Bamberg&#8217;te misafir profesör olarak bulundu. Osmanlı Araştırmaları Dergisi&#8217;nin kurucusu ve 1980-2001 tarihleri arasında yazı işleri sorumlusu olarak calıştı. Almanca ve İngilizce biliyordu. Türk Tarih Kurumu, Deutsche Morgenländische Gesellschaft, Türk Kültürü Araştırma Enstitüsü ve American Research Institute of Turkey gibi kuruluşlara üye idi. 1 Temmuz 2001 tarihinde vefat etti.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-218"></span><br />
ESERLERİ:</p>
<p>XVI. Yüzyılda Mardin Sancağı . İstanbul: İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi,1969 ; (2.baskı) Ankara:Türk Tarih Kurumu, 1991.<br />
Osmanlı İmparatorluğu hakkında bazı düşünceler. Ankara: Türk Kadınları Kültür Derneği Genel Merkezi ,1973.<br />
Osmanlı İdaresinde Ermeniler. İstanbul:Gültepe Yayınları, 1983.<br />
Atatürk ve Millî Mücadele. İstanbul: Emek Matbaası,1984 ;(2.baskı) Konya: Damla Matbaacılık, 1987.<br />
Cumhuriyet Türkiyesi ve Doğu Anadolu. Ankara: Anadolu Basın Birliği, 1985.<br />
Malatya&#8217;dan Görüş. İstanbul:Acar Matbaası, 1985.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nejat-goyunc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Nazım Beratlı</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nazim-beratli.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nazim-beratli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Beratlı]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Beratlı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihcileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Nazım Beratlı ( 1952) 1952 yılında Kıbrıs Lefke’de doğdu. İlkokulu Lefke İstiklal İlkokulu, orta eğitimini Lefke Gazi Lisesi’nde tamamladı. Mücahitlik hizmetini takiben İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydoldu. 1979 yılında fakülteden mezun olduktan sonra, üç yıl süre ile Kıbrıs’ta pratisyen hekim olarak çalıştı. Kadın Hastalıkları ve Doğum İhtisasını, Ankara Dr.Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Hastanesi’nde 1986 yılında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Nazım Beratlı</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 1952) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">1952 yılında Kıbrıs Lefke’de doğdu. İlkokulu Lefke İstiklal İlkokulu, orta eğitimini Lefke Gazi Lisesi’nde tamamladı. Mücahitlik hizmetini takiben İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydoldu. 1979 yılında fakülteden mezun olduktan sonra, üç yıl süre ile Kıbrıs’ta pratisyen hekim olarak çalıştı. Kadın Hastalıkları ve Doğum İhtisasını, Ankara Dr.Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları Hastanesi’nde 1986 yılında tamamlayarak, Kıbrıs’a döndü.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-216"></span><br />
Yazarlığa lise yıllarında okulda çıkardıkları Gazi isimli okul gazetesinde makaleler yazarak başladı. İstanbul’daki yüksek öğrenim yıllarında, Kıbrıs ve Gençlik, İlerici Yurtsever Gençlik gibi haftalık gençlik gazeteleri ile günlük Politika gazetesinde köşe yazıları yayınladı. Şubat 2005 seçimlerinde CTP-BG’den Güzelyurt milletvekili seçildi.</p>
<p>ESERLERİ:</p>
<p>1)İlk kitabı, 1992 yılında yayınlanan: &#8216;Kıbrıs’ta Ulusal Sorun’dur. Bu çalışmada, sol ilkeler bakımından ulusal sorunlara önerilen politikalarla, Kıbrıs Türk Solu’nun uygulamakta olduğu politikaların uyumunu, ele almaya çalıştı.</p>
<p>2)Kıbrıslı Türkler’in Tarihi başlıklı üç cildlik çalışması yayınlandı. Alt başlıkları, Osmanlı Dönemine Kadar; Sosyo-etnolojik Kökenler ve İngiliz Dönemi olan bu çalışmada da başlangıçtan 1960’a kadar, Kıbrıslı Türkler’in tarihini ele almaya çalıştı.</p>
<p>3)1998’de yayınlanan &#8216;Kıbrıslı Türk Kimliği’nin Oluşması (Neden tek bir Kıbrıslı Halk Yok? ) isimli kitabında ise 1878 ile 1930 arasında, Osmanlı şemsiyesinin korumasından yoksun kalan Kıbrıs Türkleri’nin kendilerine has özgün bir kimlik oluşturduklarını ileri sürdüğüm dönemde, toplumdaki ayrışma ve yeni kimliğin (ümmetten ulusal kimliğe) doğuş sürecini, anlamaya ve anlatmaya çalıştı.</p>
<p>4)1998&#8242;de &#8216;Neler Oluyor Hayatta isimli bir kitapta, Yeni Demokrat Gazetesi’nde yayınladığı köşe yazılarından bir kısmını toplayarak yayınladı.</p>
<p>5)2000 yılında Adı Cemile İdi isimli kitabında, Kıbrıs kültür tarihi açısından antik çağdan günümüze kadar ada ile ilgili kimi efsaneleri, kendi yorumlayarak, efsane ile deneme arasında yeni bir biçimle yorumlamaya çalıştığı, kitabı yayınlandı. 2002’de ise çocukluk anılarıyla, bir tür yerel tarih çalışmasını harmanlamayı denediği</p>
<p>6)Lefke Sevgilim’i yayınladı.</p>
<p>7)2005’te ise Turnalar Nerden Gelirdi isimli romanı yayınlandı.</p>
<p>Polemikler, Tarih’te Metod, Arkadaşlara Mektuplar (siyasi anılar) kitapları üzerinde çalışıyor.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>M.A. Talat ve Nazım Beratlı<br />
İrfan ülkü<br />
Ortadoğu 22.04.2005</p>
<p>KKTC&#8217;nin yeni Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat&#8217;la KKTC&#8217;nin önde gelen tarihçi ve gazeteci-yazarlarından Doktor Nazım Beratlı aynı yıl doğmuşlar, 1952&#8242;de.</p>
<p>Talat, Ortadoğu Teknik Üniversitesi&#8217;ni bitirmiş, Beratlı ise İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;ni. Talat&#8217;ın resmi biyografisinde CTP&#8217;nin gençlik kollarında çalışırken, siyasal düzeyde yükseldiği belirtiliyor, başka bilgi verilmiyor. Nazım Beratlı ise KKTC&#8217;nin yeni Cumhurbaşkanı&#8217;yla aynı yıllarda CTP&#8217;ye girerek siyasete atılmış. Kıbrıs ve Gençlik, Kıbrıs Postası, Yeni Düzen, Yeni Gün gibi gazetelerde köşe yazıları yazmış. Talat&#8217;ın düşünsel-siyasi planda makale ya da kitabına rastlanmıyor.</p>
<p>1991 yılında Talat&#8217;ın da içinde bulunduğu CTP&#8217;deki Rumcu ekiple çatışmış Dr. Beratlı. Parti yönetiminde kapalı kapılar ardında yaşanan çatışmada Türk milliyetçisi, Pan Türkist v.b. olmakla suçlanmış ve Türkçü ve Kıbrıslı çatışmasını kamuoyuna taşıyarak görüşlerini &#8220;Kıbrıs&#8217;ta Ulusal Sorun&#8221; adlı kitabında anlatınca, kıyametler kopmuş. Kıbrıslı Türkler&#8217;in özgür, özgün, eşit ve egemen bir halk oldukları tezini, Marxist milliyetler teorisinin ışığında analiz ederek savunan Beratlı, böylece Kıbrıslı solcular ve CTP içinde aforoz edilmiş. Beratlı&#8217;nın ayrıca 800 sayfalık, &#8220;Kıbrıslı Türkler&#8217;in Tarihi&#8221; adlı kitabı, bence Kıbrıs Türkü&#8217;nün tarihi konusunda en aydınlatıcı ve belki de çapı ve bilimsel değeri konusunda bu alanda tek olan eser.</p>
<p>Dr. Beratlı, KKTC&#8217;de bugün Cumhurbaşkanlığı&#8217;nı da ele geçiren ve ilk konuşmasında Kıbrıs Rumları&#8217;na çağrıda bulunarak, &#8220;Sana uzattığım barış eli sen onu sıkıncaya kadar (havada) bekleyecek&#8221; diyen Cumhurbaşkanı Talat ve CTP&#8217;sinin eleştirisini yazılarında yapmayı sürdürüyor. Nazım Beratlı, tarihinin son bölümünde Kıbrıs sorunu konusunda şu yargıya ulaşıyor:</p>
<p>&#8220;Kıbrıs sorunu ada solunun iddia ettiği gibi, dış dinamiklerin kışkırtmasıyla ortaya çıkmış bir sorun olmayıp, iki adalı halkın tarihsel süreç sonucunda iki ayrı kimlik, iki ayrı ulusal yapı, iki ayrı yaşam biçimi, iki ayrı ulusal ülkü yaratmış olmasından dolayı dünyayı meşgul etmektedir.&#8221;</p>
<p>Nazım Beratlı uzun yıllar görev yaptığı partisi CTP ve genel olarak KKTC&#8217;nin Rumcu solunu da şöyle değerlendiriyor:<br />
&#8220;Bizim, solculuğu soyunu inkâr etmek sanan Elenofİl dostlarımız da oturup bu sorunu bütün veçheleriyle analiz ederek gerçek bir çözüm modeli üretmek yerine, bir zamanlar proletarya ve dünya devriminin öncüsü SSCB&#8217;ye ihale edip kendilerini üzerinde düşünmekten kurtardıkları çözümü, bugün AB&#8217;ye terketmeyi barışçılık sanmakla aynı hatayı yapıyorlar.&#8221;</p>
<p>Dr. Beratlı&#8217;nın &#8220;Kıbrıslı Türkler&#8217;in Tarihi&#8221;nde ilginç tesbitler de var. CTP&#8217;nin Rum kesimindeki ikizi AKEL partisinin 30 yıldır utangaç bir sağcı politika uyguladığını ve Kıbrıs sağının ardına takılarak çözüm politikaları konusunda onlarla aynı uzlaşmazlığı sürdürdüğünü yazıyor.</p>
<p>Ayrıca kitapta bugün CTP ve Talat ekibi tarafından savunulan Kıbrıslılık, Rumlar&#8217;dan ve Türkler&#8217;den ayrı, &#8220;Tarihi Kıbrıs halkı&#8221; uydurmacasının da tarihsel belgelerin ışığında çürütülmesi yer alıyor.</p>
<p>Dr. Beratlı&#8217;nın yazdıklarından anlıyoruz ki belki de AKEL ile Rum-Türk ortaklığı CTP arasındaki tek fark, AKEL&#8217;in Rum kesiminde Helen-Rum milliyetçiliği yaparak Türkler&#8217;i basit azınlık olarak gören EOKA-Makarios-Grivas çizgisinin solcu bir versiyonu olması, CTP&#8217;ninse AKEL&#8217;den ve Rumlar&#8217;dan bu konuda &#8220;Helenofil&#8221; olmasıdır.</p>
<p>KKTC, işte bugün böyle bir saplantı ve sendrom içindeki bir siyasi ekibin eline geçmiş durumda.</span><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<hr />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nazim-beratli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Naima</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-naima.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-naima.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Naima]]></category>
		<category><![CDATA[Naima kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihcileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Naima  ( 07.12.1651)- (22.12.1714) Nâimâ, ilk resmî vak&#8217;anüvis ve Osmanlı tarihçileri arasında en ünlü kişidir. 1652 yılında Halep&#8217;te doğdu, Babası. Halep eşrafındandı. İlk öğrenimini orada tamamlayan Nâimâ, genç yaşta İstanbul&#8217;a geldi. Yüksek öğrenim gördü ve Dîvan Kalemi&#8217;nde memur olarak hayata atıldı. Sonra hayatı birçok memurluklarda geçti. Dîvan Mektupçuluğu, Başmuhasebecilik vesaire yaptı. Nâimâ memurluk hayatında bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Naima </span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 07.12.1651)- (22.12.1714) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">Nâimâ, ilk resmî vak&#8217;anüvis ve Osmanlı tarihçileri arasında en ünlü kişidir. 1652 yılında Halep&#8217;te doğdu, Babası. Halep eşrafındandı. İlk öğrenimini orada tamamlayan Nâimâ, genç yaşta İstanbul&#8217;a geldi. Yüksek öğrenim gördü ve Dîvan Kalemi&#8217;nde memur olarak hayata atıldı. Sonra hayatı birçok memurluklarda geçti. Dîvan Mektupçuluğu, Başmuhasebecilik vesaire yaptı. Nâimâ memurluk hayatında bazen yükselip bolluğa kavuştu, bazen atılıp sıkıntı çekti. Bir aralık Alanya ve Bursa&#8217;ya da sürüldü. Çorlu&#8217;lu Ali Paşa onu Mora seferine beraber götürdü. Nâimâ, 1715 yılında Patras&#8217;da muhasebeci iken 63 yaşında öldü ve bu kasabada bulunan bir caminin bahçesine gömüldü.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-214"></span><br />
Osmanlı Tarihi&#8217;nde resmî olarak ilk vak&#8217;anüvis olan Mustafa Naimâ Efendi, ilk öğrenimini doğduğu şehir olan Halep&#8217;te tamamladıktan sonra, genç yaşta İstanbul&#8217;a geldi. Küçüklüğünden beri okuyup yazmaya, özellikle tarihe ve edebiyata büyük merakı vardı. İstanbul&#8217;da Enderun&#8217;a devam etti. Sonra, Dîvan katipliğinde görev aldı.</p>
<p>Pırıl pırıl zekâsı, titiz çalışmasıyla kendini kısa zamanda gösteren Nâimâ, Kalaylı Koz Ahmet Paşa&#8217;nın Dîvan Efendiliği&#8217;ne yükseldi. Daha sonra, ilim ve sanat adamlarını korumakla tanınmış Amcazade Hüseyin Paşa&#8217;nın hizmetine girdi. İşte, Nâimâ&#8217;yı Nâimâ yapan o ciddi çalışmalar, Hüseyin Paşa&#8217;nın yanındayken başladı. Amcazade Hüseyin Paşa, Nâimâ&#8217;nın mükemmel tarih bilgisini öğrenince, ona önemli bir görev verdi. Paşanın kütüphanesinde, Şârihu&#8217;l-Menârzade Ahmet Efendi&#8217;nin yazdığı, fakat henüz düzene konulmamış, müsvedde halinde bir tarih kitabı vardı. Bu kitap, 1591 ila 1659 yılları arasındaki olayları naklediyordu.</p>
<p>Hüseyin Paşa, bu kitabın derlenip toplanması ve yeniden kaleme alınması işini Nâimâ&#8217;ya verdi. Nâimâ, çalışmalarını çok sıkı tuttu. Çeşitli kaynaklara dayandı, Uzun araştırmalar yaptı ve kitabın daha ilk bölümlerini henüz tamamlarken Hüseyin Paşa&#8217;nın büyük takdirini kazandı.</p>
<p>Bu eser tamamlandığı zaman, artık eski müsveddelerle ilgisi kalmamış, baştan başa Nâimâ&#8217;nın araştırması ve usta kaleminin bir ifadesi olmuştu, Bu yüzden büyük eser NaimâTarihi olarak bilinir. Nâimâ Tarihi&#8217;ne konu olan yıllar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun en düşkün zamanlarına rastlar. Nâimâ, canlı ve zarif uslubuyla o yılları önümüze sererken, sadece tarihçiliğindeki ustalığı değil, yazarlığındaki kudreti de ortaya koymuştur.</p>
<p>Osmanlı tarihçileri, genellikle saray dahilinde cereyan eden olaylara pek nüfuz imkânını bulamadıkları ve kulaktan kulağa bir şeyler duysalar bile, hayatlarından korktukları için, olayları aktarmada yüzeysel kalmışlardır. Oysa, Nâimâ cesaretle davranmış, hatta III. Ahmet&#8217;in, tahta geçer geçmez 19 erkek kardeşini nasıl idam ettirdiğini bile açık açık anlatmıştır:</p>
<p>&#8220;Padişah-ı Cihanpenah&#8217;ın biraderi olan on dokuz nefer şehzade-i bî-günah, nizam-ı alem için, kemend-i cânistan ile şüheda zirvesine ilhak edilirlerken, yetişkin olmayanların, annelerinin kucağından alınıp canlarına kıyılmasını harem-i hümayun vaveyla ve göz yaşlarına gark olarak seyreylemiştir&#8230;&#8221;<br />
İstanbul halkı da bu facianın üzüntü ve ızdırabını çekmiştir. Şehzadelerin en büyüğü Mustafa&#8217;nın son anında şu beyti söylemiş olduğunu da, Nâimâ, eserinde rahatça nakleder:<br />
Nâsiyemde kâtib-i kudret ne yazdı bilmedüm<br />
Âh, kim bu gülşen-i alemde herkiz gülmedüm.</p>
<p>Naimâ Tarihi&#8217;nin bir başka bölümünde, Sultan III. Mehmet&#8217;in korkaklığı anlatılmıştır. Nâimâ &#8216;dan öğrendiğimiz olay şudur: Padişah III. Mehmet zorla sefere çıkarılmış ve Osmanlı Ordusu, Hasova mevkiinde durmuştu. Tarihe, Hasova Zaferi olarak geçecek olan savaştan önce, padişahın, Sadrazam Damat İbrahim Paşa&#8217;ya gönderdiği tezkire pek yüz kızartıcı oldu:</p>
<p>&#8220;Sen ki lalamsın, burda muharebe içün seni serdar idüp, ben buradan İstanbul&#8217;a revân olsam olmaz mı?..&#8221;<br />
Nâimâ, tarih yazışına yepyeni bir stil getirmiştir. Onun renkli ve çekici bir üslûbu vardı. Olayları, bunları doğuran sosyal çevre ile beraber görüp anlattı. Halkın ve memleketin bu devirdeki hayatı Nâimâ&#8217;nın eserinde canlandı. Padişah ve vezirlerin eksik yönlerini, hatalarını güçlü bir ifade tarzıyla yazdı ve eleştirdi.<br />
Nâimâ, tarih olaylarının ve bunları meydana getiren şahısların iç dünyalarına da sızarak yepyeni bir tarih edebiyatı ve sanatı ortaya koydu. Bu eser tarih edebiyatımızın en değerli eserlerinden biridir.<br />
Nâimâ&#8217;nın bu düzenli eserini ilk kez İbrahim Müteferrika iki cilt olarak bastı. Daha sonra eser altı cilt olarak yeniden yayınlandı. Nâimâ Tarihi, Osmanlı tarihleri içinde önde gelen tarih kitaplarından biridir.<br />
Nâimâ, devlet görevinde, Anadolu Muhasebeciliği&#8217;ne kadar yükseldi, fakat haksızlığa karşı göz yummadığı ve devrin ileri gelenleri hakkında tenkit edici sözler söylediği için 1706 yılında Hanya&#8217;ya sürüldü.<br />
Eşinin talebi üzerine, sürgün yeri Bursa olarak değiştirildi. Sürgünde, çok sıkıntılı günler geçirdi. Koca bir yıl çekmediği çile kalmayan Nâimâ, nihayet Çorlulu Ali Paşa&#8217;nın izniyle İstanbul&#8217;a geldi. Tekrar devlet hizmetine alındı. Hatta Çorlulu Ali Paşa, onun gönlünü almak için Mora seferine beraberinde götürdü.</p>
<p>Ancak bu sefer sırasında da tok sözlülüğünün cezasını çeken Nâimâ&#8217;ya, bir kısım görevlerinden el çektirildi. Haksız ve yersiz muamelelere maruz kaldı. Mora&#8217;nın Patras kasabasında muhasebeci olarak görevlendirildi. Nâimâ 63 yaşında iken, Patras&#8217;ta öldü. Patras&#8217;ta bulunan tek caminin avlusuna gömüldü. Bir süre sonra ne o cami kaldı, ne de Nâimâ&#8217;nın mezarı&#8230;<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-naima.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Nahit Sırrı Örik</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nahit-sirri-orik.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nahit-sirri-orik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:02:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[N.Sırrı Orik]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Orik]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Sırrı Örik]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Sırrı Örik kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Nahit Sırrı Örik ( 22.05.1895)- (18.01.1960) 22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. Divan sahibi Ahmet Hafız Paşa&#8217;nın torunu ve Hasan Sırrı Bey&#8217;in oğludur. Babası Hukuk Mektebi hocası, Rüsumat Müdir-i Mütercimi ve Şura-yı Devlet Azası&#8217;dır. Ayrıca Şekspir&#8217;den iki oyun çevirmiştir. Nahit Sırrı Örik, önce özel dersler aldı. Sonra Beşiktaş&#8217;taki Afitab-ı Maarif Rüşdiyesi&#8217;nden mezun oldu. Sırayla bir İngiliz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Nahit Sırrı Örik</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 22.05.1895)- (18.01.1960) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">22 Mayıs 1895 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. Divan sahibi Ahmet Hafız Paşa&#8217;nın torunu ve Hasan Sırrı Bey&#8217;in oğludur. Babası Hukuk Mektebi hocası, Rüsumat Müdir-i Mütercimi ve Şura-yı Devlet Azası&#8217;dır. Ayrıca Şekspir&#8217;den iki oyun çevirmiştir. </span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-212"></span><br />
Nahit Sırrı Örik, önce özel dersler aldı. Sonra Beşiktaş&#8217;taki Afitab-ı Maarif Rüşdiyesi&#8217;nden mezun oldu. Sırayla bir İngiliz, bir Fransız okulunda okudu. Galatasaray Mekteb-i Sultânisi&#8217;ne girdi. Okuduğu hiçbir okulu bitirmedi. Bir süre Mekteb-i Hukuk&#8217;un derslerine katıldı. Burayı da yarım bıraktı (1913).</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı&#8217;nın ikinci yılında yurt dışına çıkarak Tiflis, Berlin, Paris, Viyana, Roma ve Kopenhag gibi Batı kentlerinde yaşadı.<br />
Cumhuriyet&#8217;in ilanından sonra geri döndü (1928). Yurda dönüşünden hemen sonra, Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nda mütercim olarak görev aldı. 18 Ocak 1960 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p>ESERLERİ:</p>
<p>Hikaye Kitapları:<br />
Kırmızı ve Siyah<br />
San&#8217;atkârlar<br />
Eski Resimler<br />
Eve Düşen Yıldırım</p>
<p>Romanları:<br />
Eve Düşen Yıldırım<br />
Kıskanmak<br />
Sultan Hamid Düşerken</p>
<p>Oyunlar:<br />
Sönmeyen Ateş<br />
Muharrir<br />
Alınyazısı</p>
<p>İnceleme:<br />
Edebiyat ve sanat Bahisleri<br />
Tarihi Çehreler Etrafında<br />
Roman ve Hikaye</p>
<p>Gezi Notları:<br />
Anadolu<br />
Bir Edirne Seyahatnamesi<br />
Kayseri-Kırşehir-Kastamonu</p>
<p>Hatıraları:<br />
Eski Zaman Kadınları Arasında</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">ESER-AYRINTI</p>
<p>Anadolu&#8217;da -Yol Notları-<br />
Kayseri Kırşehir Kastamonu<br />
Bir Edirne Seyahatnamesi<br />
Nahid Sırrı Örik<br />
Arma Yayınları / Nahid Sırrı Örik Dizisi</p>
<p>Anadolu&#8217;da -Yol Notları- (1939) Bir Edirne Seyahatnamesi, (1941) ve Kayseri, Kırşehir, Kastamonu (1955) adlı üç ayrı kitaptan oluşan elinizdeki eser 1930&#8242;lu yılların Türkiye&#8217;sinden önemli bir kesit sunmaktadır.</p>
<p>Nahid Sırrı Örik gezip gördüğü Edirne, Kayseri, Kırşehir, Kastamonu, Yozgat, Adapazarı, İzmit, Elmadağ, Bağlım, Gölbaşı, Haymana, Polatlı gibi yerleri kendine özgü üslubu ile anlatmaktadır.</p>
<p>Türk edebiyatında seyahatname adı verilen gezi kitapları içinde çok önemli yer tutan bu üç kitap aynı zamanda 1930&#8242;lu yılların Türkiyesi için önemli bir belge niteliğini taşımaktadır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-nahit-sirri-orik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Münim Mustafa</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munim-mustafa-2.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munim-mustafa-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Oct 2011 00:00:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Münim Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Münim Mustafa kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihcileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Münim Mustafa ESERLERİ Cepheden Cepheye (Kanal, Çanakkale, Kafkasya) Münim Mustafa Arma Yayınları / Tarih-Anı Dizisi 1. Dünya Savaşı sıralarında Hukuk Fakültesi öğrencisi iken ihtiyat zabiti olarak orduya alınan genç bir Osmanlı aydının cephe anıları&#8230; 1. Dünya Savaşı&#8217;nın kader çizgilerinin belirlendiği Kanal, Çanakkale ve Kafkas cephelerinde aktif görevler üstlenen Münim Mustafa, ateş hatlarında yaşayıp gördüklerini anlatıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Münim Mustafa </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">ESERLERİ</p>
<p>Cepheden Cepheye<br />
(Kanal, Çanakkale, Kafkasya)<br />
Münim Mustafa<br />
Arma Yayınları / Tarih-Anı Dizisi</p>
<p>1. Dünya Savaşı sıralarında Hukuk Fakültesi öğrencisi iken ihtiyat zabiti olarak orduya alınan genç bir Osmanlı aydının cephe anıları&#8230;</p>
<p>1. Dünya Savaşı&#8217;nın kader çizgilerinin belirlendiği Kanal, Çanakkale ve Kafkas cephelerinde aktif görevler üstlenen Münim Mustafa, ateş hatlarında yaşayıp gördüklerini anlatıyor. Bir savaşçı olarak derin bir duyarlılıkla, bir aydın olarak sağlam bir muhakeme ve tahlillerle anılaştırdığı bu kitap, ilk olarak 1935 yılında Hafta mecmuasında tefrika edilmiştir. Yazarın daha sonra, bazı ilaveler ve düzenlemelerle yeniden &#8220;Cepheden Cepheye&#8221; adıyla kitap halinde neşrettiği eserin, kaynak değeri itibariyle yararlı olacağı inancındayız.</span><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;"><br />
</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munim-mustafa-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Münevver Ayaşlı</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munevver-ayasli-2.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munevver-ayasli-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 23:59:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Münevver Ayaşlı]]></category>
		<category><![CDATA[Münevver Ayaşlı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihçi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[Münevver Ayaşlı ( 1906) 1906 yılında Selanik&#8217;de doğdu. Babasının görevi sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun çeşitli bölgelerini gezdi. Alman Okulu ve Fransa&#8217;da College de France ile Şark Dilleri Okulları&#8217;nda okudu. Arapça ve Farsça öğrendi. Ünlü şarkiyatçı Massignon&#8217;dan tasavvuf dersleri aldı. Viyana Büyükelçisi Sadullah Paşa&#8217;nın oğlu Nusret Bey ile evlenerek Ayaşlı soyadını aldı. Romanlarında Osmanlı kültür ve medeniyetinin tasviri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Münevver Ayaşlı</span> <span style="color: red; font-family: arial; font-size: x-small;"> ( 1906) </span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">1906 yılında Selanik&#8217;de doğdu. Babasının görevi sebebiyle Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun çeşitli bölgelerini gezdi. Alman Okulu ve Fransa&#8217;da College de France ile Şark Dilleri Okulları&#8217;nda okudu. Arapça ve Farsça öğrendi. Ünlü şarkiyatçı Massignon&#8217;dan tasavvuf dersleri aldı. Viyana Büyükelçisi Sadullah Paşa&#8217;nın oğlu Nusret Bey ile evlenerek Ayaşlı soyadını aldı. Romanlarında Osmanlı kültür ve medeniyetinin tasviri vardır. Günluk gazete yazıları da yazmıştır. </span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-208"></span><br />
ESERLERİ:</p>
<p>Romanları:<br />
1- Pertev Bey&#8217;in Üç Kızı (1968), 2- Pertev Beyi&#8217;in İki Kızı (1969), 3- Pertev Bey&#8217;in Torunları</p>
<p>Diğer Eserleri:<br />
1- Dersaadet (1975, hatıralar), 2- Ondokuzuncu Asır (1971, tarih), 3- İşittiklerim Gördüklerim (1973, tanıdıklarının portreleri).</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-munevver-ayasli-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçiler &#8211; Mustafa Özdamar</title>
		<link>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-mustafa-ozdamar.html</link>
		<comments>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-mustafa-ozdamar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2011 14:20:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Blue_Dream</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihciler]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Özdamar]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Özdamar kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[türk tarihcileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tarih.web.tr/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Özdamar Konya Güneysınır’da doğdu (1946): Konya ve Ankara İmam Hatip Liselerinde, bir müddet de Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsünde (iki sene) din ve dünya kültürü tahsil etti. Millî Gazete’de köşe yazarlığı yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde araştırma ve deneme yazıları yazdı. “Seyir Defteri”nde kendi hayatını kaleme aldı. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Yayınlanan eserleri: 1- Cinnet, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000; font-family: verdana; font-size: x-small;"><span style="color: red; font-family: verdana; font-size: large;">Mustafa Özdamar</span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;">Konya Güneysınır’da doğdu (1946): Konya ve Ankara İmam Hatip Liselerinde, bir müddet de Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsünde (iki sene) din ve dünya kültürü tahsil etti. Millî Gazete’de köşe yazarlığı yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde araştırma ve deneme yazıları yazdı. “Seyir Defteri”nde kendi hayatını kaleme aldı. Evli ve 2 çocuk babasıdır.<br />
</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: Verdana;"><br />
<span id="more-205"></span> Yayınlanan eserleri:<br />
1- Cinnet, (roman), Çığır Yayınları, 1976.<br />
2- Yaşı ve Başıyla Mim Sin Harekâtı, (araştırma), Çığır Yayınları,1977.<br />
3- Devran, (roman), İklim Yayınları, 1988.<br />
4- İstanbul’da Makam ve Merkadleri Bulunan Şehid Sahabeler, (araştırma).<br />
5- Karasakal Hoca, (belgesel biyografi), Marifet Yay.1993 1.baskı, 2.baskı 1995. Timaş Yayınları<br />
6- Hacıveyiszâde, (belgesel biyografi), 3.baskı Kırkkandil Yayınları 1995.<br />
7- Celâl Hoca, (belgesel biyografi), Marifet Yay. 1993 1.baskı, 2.baskı 1995.<br />
8- Lâdikli Ahmed Ağa, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 6.baskı 2004.<br />
9- Yaman Dede, (belgesel biyografi), Marifet Yayınları, 1994. 2. Baskı 2001<br />
10- Dersaâdet Dergâhları, (araştırma), Kırkkandil Yayınları, 1994. 2. Baskı 2007<br />
11- Mahir İz Hoca, (belgesel biyografi), Marifet Yayınları, 1995. 2. Baskı 2001<br />
12-Gönenli Mehmed Efendi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay, 7.baskı 2004.<br />
13- Gönül Cerrahı Nureddin Cerrahi ve Cerrahiler, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay., 2004.<br />
14- Hadimül Kur’an Üstaz Süleyman Hilmi Tunahan, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay.,12.baskı 2005.<br />
15- Abdülhay Efendi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1996.<br />
16- Ol İmaret Eyler Seni, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1996.<br />
17- Şeyh Kotku, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2. baskı 2000.<br />
18- Garip Hafız, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1996.<br />
19- Hüvel Bâki, (araştırma), Kırkkandil Yayınları, 1996.<br />
20- Üstad Necip Fazıl, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1996.<br />
21- Şeyh Sukûti Mürteza Baba, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay., 1996.<br />
22- Nur Volkanı Üstad Said Nursi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay., 1996.<br />
23- Ahmed Gazâli ve Tevhidde Tecrid, (inceleme), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
24- Şah-ı Nakşıbend, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2. baskı 2002.<br />
25- Güzel İnsanlar, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
26- Ahmed Amiş Efendi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
27- Yahya Efendi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
28- İslâmbol Geleneğinde Sivil Merasimler ve Doğumdan Ölüme Musîki, (araştırma), Kırkkandil Yay., 1997.<br />
29- İ.Hakkı Konyalı ve Konyalı Kütübhanesi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
30- Meczublar, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
31- Şıh Hasan Sarıbaba, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1997.<br />
32- Abdülkadir Geylânî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 3. baskı 2005.<br />
33- Yunuslar Deryası, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 1998.<br />
34- İnsanlığın Piri, Hz. Mevlânâ, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2000.<br />
35- İrfan Güneşi Hz. Şems, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2000.<br />
36- Niyazî Mısrî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2000.<br />
37- Âşık Ahmed Divânî ve Bolu Rehberi, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2000.<br />
38-Ramazanoğlu Mahmud Sami Efendi, (belgesel biyografi), Kırkkandil Yay.2001 2. Baskı, 2005<br />
39- Aziz Mahmud Hüdâî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2001.<br />
40- Hüsameddin Uşşaki ve Uşşakiler, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2001.<br />
41- Pirân, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2. baskı 2005.<br />
42- Bir Dervişin Seyir Defteri, (otobiyografi), Kırkkandil Yayınları, 2002.</p>
<p>43- Nazlar ve Niyazlar, (şiir), Kırkkandil Yayınları, 2002.<br />
44- Hasbahçe, (şiir), Kırkkandil Yayınları, 2002.<br />
45- Eşrefoğlu Abdullah-ı Rumî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2002.<br />
46- Neyzen Tevfik, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2002.<br />
47- Haçkalı Baba (belgesel biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2003.<br />
48- Kuddûsî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2003.<br />
49- İsmâil Maşûkî-İbrâhim Aksarayî, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2004.<br />
50-Ümmi Sinan-Sinan Ümmi ve Seyyid Seyfullah, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2004.<br />
51- Nasreddin Hoca, (mizah), Kırkkandil Yayınları, 2005.<br />
52- Mehmed Muhyiddin Üftâde, (biyografi), Kırkkandil Yayınları, 2005.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tarih.web.tr/tarihciler-mustafa-ozdamar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

